bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort porno izle porno film xnxx porn türkçe sikiş sikiş izle escort bayan şişli escort escort halkalı escort topkapı escort İstanbul escort halkalı escort eskort izmit izmit escort
HABER AKIŞI

8 Mart Gelirken

 Tarih: 25-02-2019 19:27:23
Filiz Kaynak

Yine bir 8 martı karşılıyoruz…

Öyle bayram ederek değil, içimiz buruk.

Çünkü gecen zaman içinde değişen çok şey olmadı…

Değerli virgül okuyucuları, 8 MART dünya emekçi kadınlar gününe az bir zaman kaldı.

Yine muhtelif kurumlar, kuruluşlar, dernekler, vakıflar vs. bu günün anlamını önemini anlatacak, etkinlikler düzenleyecekler ve sonuçta onca gecen yıllara rağmen kadın haklarındaki kazanımların hala en alt düzeyde olduğu anlatılacak.

 

Gerçekte de öyle..!

Dünya Kadınlar Günü'nün kökleri, işçi hakları hareketlerine dayanıyor ve 8 Mart Birleşmiş Milletler tarafından da Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor.

Bugün neredeyse tüm dünyada ses getiren eylemlere sahne olan 8 Mart'ın tohumları 1908 yılında, New York'ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek ücret ve seçme hakkı talep etmesiyle atılmıştı.

Bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart'ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmişti. Bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin'di.

İlk uluslararası etkinlikler ise 1911'de, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de düzenlendi.

1975'te Birleşmiş Milletler Dünya Kadınlar Günü'nü kabul etti ve her yıl için özel bir tema belirlemeye başladı.

Her birimizde çok iyi biliyoruz ki kadınsız toplum üretemez her alanda kadın ve erkek iki elimiz gibidir birbirleri olmadan aslında her ikisi de yarımdır.

Bu birleştiricilik aile de baslar fakat toplumun her katmanın da devam eder. Sosyal, siyasal, kültürel..

Aslında yapılması gereken herkesin kendini sorgulaması:

21 yy geldiğimiz dönemde bazı milletlerin aya yolculuk seferleri düzenlemeyi planladığı günde, çoğu ülkelerde kadınlar ,hala çalışma alanında ikinci planda tutuluyorsa, eşit ücretalamıyorsa, hak ettiği mevkide çalışamıyorsa, boşanmanın sorumlusu tutulup öldürülüyor, dayak yiyor ve de tecavüze uğruyorsa burada tüm insanlık da sorun var demektir..

Elbette hepimiz aynı değiliz.

Arada güzel şeylerde yaşanıyor.

Ancak sorun kökten çözülmedikçe, yıllarca bizler isyanları okuyacağız, kadın protestolarını göreceğiz…

O nedenle yapılması gereken en önemli konu eğitim.

Anne baba olarak güzel bilinçli bir toplum yetiştirirsek ki, bu iki cinsiyet içinde geçerlidir.

Gelecekte hak aramayan paylaşan, katılımcı saygılı insanları görebiliriz..

Burada ülkelerin gelişmişlikleri de çok önemli.

Ekonomisi bağımsız olan ülkelerde kadın sorunlarının daha az olduğunu görüyoruz.

Yaşadığımız ülke Avusturya da, bu yıl kadınların seçme ve seçilme hakkının 100 .yılı kutlanıyor.

12 Kasım 1918'de Avusturya kadınlarına oy hakkı vermiş, onu takip eden günlerde 30 Kasım 1918'de Avusturya'da kadınların seçme ve seçilme hakkı yasayla garantilenmiş ve 19 Ocak 1919 seçimlerinde kadınlar ilk defa oy kullanmıştır. Tebrik ediyorum .

Sonuç olarak,

Kadınların daha eşit ve daha yaşanılır dünya için başlattığı mücadele, toplumların her kesiminde yankı buldu.

Günümüzde uluslararası insan hakları belgelerinde her insanın eşit ve özgür doğduğu, herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde sahip olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilemezliği ilkeleri yer aldı.

İstiyoruz ve bekliyoruz ki bu dilek temenniler , yasalar ,kanunlar çerçevesinde kalmasın, uygulansın.

Beklentimiz biz kadınlar olarak iler ki 8 Martlar da başarıların daha fazla , sorunların daha az olduğu yaşamların ele alındığı toplantılar da bir araya gelelim, yazılar okuyalım…

Dostça selamlarımla…

 

  Bu yazı 4775 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR

Sitemizdeki Haberleri Beğeniyormusunuz?


HABER ARŞİVİ
LİNKLER
resmi ilanlar
Yukarı