bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort porno izle porno film xnxx porn türkçe sikiş sikiş izle escort bayan şişli escort escort halkalı escort topkapı escort İstanbul escort halkalı escort eskort izmit izmit escort
HABER AKIŞI

İTİNA İle Yok edilir

 Tarih: 08-04-2019 11:03:28
Mag.Seher İpek İşçel

İnsanın varoluş sebeplerinden biridir üretmek, yenilemek, olduğu yerde saymamak ve meşgul olmak.

Ben kendim başta olmak üzere biraz bize bakmak istedim.

İğne, çuvaldız hesabı... 

Hepimizin bildiği ama uygulamada unuttuğu, zorluk çektiği şeyleri... egosuna yenik düştüğü ve bu yüzden nice kadim dostlukları kaybettiği, haksız yere  kavga ettiği zamanları, ölümlerin kaçınılmaz kayıplarında son pişmanlıkların fayda etmediğini hatırlamak ve hatırlatmak istedim.


Son zamanlarda dikkat çekici bir şekilde varoluş sebeplerimizin tersine işlediğimizi fark ediyorum. Şirazesinden çıkmış olarak yeniliğe merak, bunun getirdiği bir doyumsuzluk ve benmerkezcilik, özgürlük adına diğerlerinin sınır işgali, 'açık sözlüyüm', 'lafımı  esirgemem' mantığı ile karşımızdakini incitmemiz, kırmamız hemen aklıma geliveren durumlardan sadece birkaçı.


Toplum olarak tamamen başarı ve kazanç odaklı bir sistem içinde yaşıyoruz ve bu  konuda bize engel teşkil eden her bireyi ekarte etmek için itinalı bir şeklide planlar yapıyoruz. 

Nasıl mı? 

Şöyle örneklendireyim; Özrü kabahatinden büyük bir eda ile kendimizin konumunu baz alarak , 'bana bir şey olmaz, ben buradayım' cengaverliğinde ekarte edilmek istenen kişinin, kurumun, kuruluşun vs., topluma ne kadar zarar verdiğini ve vereceğini savunuyoruz. 

İtinalı bir şekilde mantıklı  açıklamalar da bulunuyoruz. Hayatımızın gündem maddesi haline getiriyoruz.  

Tüm  bunları yaparken itinalı bir şekilde asla isim vermiyoruz ve süslü bir şekilde gerek sosyal medya aracılığı ile, gerek bazı çığırtkan şahsiyetler aracılığı ile ortaya sunuyoruz. 

Bununla da kalmayıp, kendimizi övüp 'bakın ben ne kadar cesurum' diyoruz.  

Fırsat ve çıkar ilişkisi içinde olduğumuz her kişi, kurum ve kuruluştan  'like' ları, alkışları alıyoruz. 

Biz bundan vazgeçebilir miyiz?  

Bence bu kafa ve gidişle biraz zor, ama felaket tellallığı yapmak istemem.  

Ben yerine, Biz dersek, empati yeteneğimizi geliştirirsek, kazanç odaklı yaşamayı terk edersek, egolarımızı biraz dizginleyip, karşının başarısıyla mutluluk ve gurur duyabilirsek; neden olmasın?


Beni daha fazla endişelendiren durum aslında evlatlarımız. 
Çünkü biz ebeveynler, 'ben yapamadım, yaşayamadım ama sen yap ve yasa evladım',  'her şey evlatlarımız için' dürtüsü ile onları yetiştirirken adeta yarış atı hazırlar gibi 'en iyisine layıksın, en iyisi olmalısın, sen benim evladımsın, haydi göreyim seni!' marşları eşliğinde kah hediyelerle kah asılsız tehditlerle bazen de şiddetin her türlüsü ile onların hali hazırda var olan güvene, sevgiye, sadakate, pozitif düşünceye, toplu hareket etmeye ve paylaşmaya dair tüm doğrularını itina ile yok ediyoruz. 

İşin acı olan tarafı bu yok etmeyi bilerek yapmıyoruz, sürü psikolojisi etkisi ile zamana uyuyoruz.

Büyümeden büyüyen çocuklar, erozyona uğramış bir gençlik, sahte bir erdemlik ve hep bir bilgelik içerisinde hayatımızı kimlere ve neye göre yaşayıp yönlendirdiğimizi  sorgulamadan otomatiğe bağlayarak yaşıyoruz. 

Stop düğmemiz ile sonlanarak gelinen nokta ise kimimize e göre vuslat, kimimize  göre de sonsuz bir karanlık olan  kara toprakla hemhallik.  

Bu gerçek, dünya var olduğundan beri değişmeyen yegane kural. Her nefis ölümü tadacaktır.
Uzun lafın kısası, bizlere kadim dostlar nasip olsun. 
Vefa nedir bilen, itina ile seven ve sayan ve yok etmeyen... 

Bizlere de öyle olmak lütfunda bulunulsun.
 
Sevgi ve Saygılarımla

  Bu yazı 838 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR

Sitemizdeki Haberleri Beğeniyormusunuz?


HABER ARŞİVİ
LİNKLER
resmi ilanlar
Yukarı