Bugun...


Mustafa Küçüktekin


Facebookta Paylaş









''16. yy'da Türk hizmetçi çalıştırmak'' Yazı dizisi 4
Tarih: 06-11-2017 20:56:00 Güncelleme: 06-11-2017 20:56:00


Aslında Viyana Türklerden ve Türk tarzı yaşamdan bugün etkilenmiş de değil. Osmanlı İmparatorluğu zamanında başlayan bu etkileşim yüzlerce yıl devam etmiş.

683 yılındaki ikinci Viyana kuşatmasından sonraki yıllarda Osmanlılar, Avusturyalılar açısından İmparatorluğun tehlikeli düşmanı olarak algılanmaktan çıkarak, egzotik, hoş bir kültürün sahipleri olarak görülmeye başlandılar. Besteciler Türk müziğinden etkilendiler, ressamlar Türk giysileri içinde kadın ve erkek figürleri çizmeye başladılar. Bu akımın belki de en ilginç örneği, 1740-1780 yıllarında tahtta kalan Avusturya İmparatoriçesi Maria Terasaya ait ve onu Türk giysileri içinde tasvir eden, özel bir yöntemle yapılmış baskı resimlerdir. Bu resimler halen Avusturya Ulusal Müzesi arşivlerinde saklanıyor. Yazarlar, şairler öykülerinde, şiirlerinde, tiyatro eserlerinde Türk öğesini kullanmaya başladılar. Başlarda bu eserlerde Türk pek konuşkan olmayan bir karakter olarak resmedilirken, zamanla Avusturyalı/Avrupalı karakterlerle karşılaştırıldığında bilge, zarif ve nüktedan bir karaktere evrildi. Bu konuda en tanınmış örnek Mozart tarafından 1781 yılında bestelenen Saraydan Kız Kaçırma adlı operadır.

 

Mozart Alman dilinde bestelenen ilk opera olma özelliğini de taşıyan bu eseri bestelediğinde Viyana’da Milchgasse 11 Petersplatz 1 adresinde yaşıyordu. Ayrıca, ünlü Gmundener seramiklerinde de Türk motifleri bulabilirsiniz. 19. yüzyılda, 1867 yılında Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorluklarının ortak ilişkilerinin tarihinde ilk kez olmak üzere, 32. Osmanlı Padişahı Abdülaziz Han Avusturya’ya dostane bir ziyarette bulundu. Abdülaziz Han bu ziyareti esnasında, İmparator Franz Joseph tarafından ağırlandı ve Viyanalılar sultanın bu ziyaretiyle çok yakından ilgilendiler. Birinci Dünya Savaşı esnasında Avusturya-Macaristan, Osmanlı, Almanya ve Bulgaristan müttefik olarak aynı safta yer aldı. Bu yıllarda Atatürk iki kere Viyana’yı ziyaret etti. İlkinde daha sonra VI. Mehmet adıyla tahta geçecek olan veliaht prens Vahideddin ile geldiği Viyana’yı, ikincisinde sağlık nedeniyle ziyaret edecekti. Sonradan modern Türkiye’nin kurucusu olacak bu genç subay, 1918 yılındaki ikinci ziyaretinde Viyana’daki Cottage Sanatoryumunda tedavi görecek, ardından Karlsbada geçerek tedavisine orada devam edecekti. Bu sanatoryum İkinci Dünya Savaşından sonra varlığını sürdüremedi. Bugün okul binası olarak hizmet veriyor. Bu iki ülkenin çok geniş bir sürece yayılan kapsamlı ilişkileri Viyana’nın her köşesinde öylesine çok iz bırakmıştır ki, eğer Viyana’nın Türk yüzünü keşfe çıkalım derseniz, en azından bir haftanızı gözden çıkarmalısınız. Tüm bunların içinde hiç şüphesiz en çok iki kuşatmanın bıraktığı izler öne çıkar. Kuşatmanın izlerine en güzel örnek olarak belki de Heidenschusstaki, hançerli Türk atlısı anıtını verebiliriz. Viyana’daki bu anıtın öyküsü olarak çeşitli efsaneler anlatılır ve esas olarak iki ayrı hikaye göze çarpar.

 

Türk kahramana ait Türklerin anlattığı hikaye, 1665 yılında Viyana’yı ziyaret eden Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi tarafından anlatılır. Evliya Çelebinin aktardıklarına göre bu anıtta tasvir edilen kişi Birinci Viyana Kuşatması esnasında Avusturyalılara karşı dövüşen ve burada şehit düşen Çerkez Dayı isminde bir Osmanlı savaşçısıdır

 

Bu Türk askerin kahramanlığı İmparator Ferdinan dın kulağına kadar gitmiş, o da bu kahraman askerle atını mumyalatarak daha önce bahsedilen Şehri aldığında, kolayca minareye dönüştürülebileceği için İslam’i geleneklere uygun olarak bu kuleyi bombalamamaya karar verir.

 

İslam kaynakları Sultan Süleyman’ın kulenin tepesine konması için bu altın ay-yıldızı (muhtemelen kuşatmayı kaldırma şartı olarak) İmparator Ferdinan da göndermiş o da buna uyarak altın ay-yıldızı kulenin tepesine taktırmıştı. Avusturyalılara göre ise bu ay-yıldız, Sultan Süleyman’ın Viyana’yı alamayışını hep hatırlatmak ve Türkleri iğnelemek için kuleye takılmıştı. 1680lerin sonunda bu ay-yıldızın yerine haç takıldı. Yerinden sökülen bu nadide parça Karlsplatz da ki Viyana Şehir Tarih Müzesinde hâlâ görülebilir. Viyana’daki Türk varlığının belki de en güzel, ama en az bilinen izleri 14. bölgedeki Hadersdorfer Türkensteine adlı işlemeli taşlardır. Adreslerini işaret eden bir levha konulmadığı için onları bulmak pek kolay değil. Dünyaca ünlü General Gideon Loudon, Belgradı 1789 yılında Osmanlılardan geri aldığında, bu zaferinin nişanesi olarak çeşitli Osmanlı eserlerini sökerek Viyana’ya getirmiş, yerde korumaya almıştır. Daha sonra bu yere Çerkez Dayının hatırasını yaşatmak amacıyla Türkler tarafından çizilen Viyana haritalarında Çerkez Meydanı denmeye başlanmıştır. Avusturyalılarsa söz konusu anıtın, Heidenschussa yönelik bir Osmanlı saldırısını başarı ile püskürtmelerinin anısına dikildiğini anlatırlar.

 

son...



Bu yazı 330 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • İzmir
    İzmir
  1. İzmir
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kudüs Protestosu Viyana
    Kudüs Protestosu Viyana
  • Ankara Tiyatro Fabrikası ''adam adam'' oyunu - Viyana
    Ankara Tiyatro Fabrikası ''adam adam'' oyunu - Viyana
  • Viyana Konserleri- Harun Tekin (SanatMahal)
    Viyana Konserleri- Harun Tekin (SanatMahal)
  • Bir yıl önce, Virgül.at Logosunun Doğuşu
    Bir yıl önce, Virgül.at Logosunun Doğuşu
  • Kadına Şiddet
    Kadına Şiddet
  • Virgül.at Tanıtım Filmi
    Virgül.at Tanıtım Filmi
  1. Kudüs Protestosu Viyana
  2. Ankara Tiyatro Fabrikası ''adam adam'' oyunu - Viyana
  3. Viyana Konserleri- Harun Tekin (SanatMahal)
  4. Bir yıl önce, Virgül.at Logosunun Doğuşu
  5. Kadına Şiddet
  6. Virgül.at Tanıtım Filmi
VİDEO GALERİ
YUKARI