HABER AKIŞI

ANNE!

 Tarih: 11-05-2020 22:22:13
Nazife Haskılıç

Ne güzel bir kelimedir Anne.  

Sımsıcak, sevgi dolu, hayat dolu... 

İçine tüm fedakârlıkları sığdıracak kadar yüce bir kelime Anne. 

Ardında hayatın tüm zorluklarına siperlik yapan, koca yürekler taşıyandır Anne. 

Toprağın minik bir tohumu bağrına basıp beslemesi gibi, filizlendirip büyütmesi gibi ve bunları yaparken susuzluğa, fırtınaya, rüzgara, en ağır darbelere dayanması gibidir Anne. 

O filiz büyüyüp meyvesini verse de toprak ana onu bırakmaz, sonuna kadar bağrında taşır ve en sonunda da yüreğine gömer.  

Yine bağrındadır yavrusu. 

Ben bir anneyim. 

Toprak gibi sarıp sarmalayarak büyütüyorum yavrularımı. 

Toprak gibi çünkü toprak asla bırakmaz bağrına bastığı her tohumu ve yüce gönüllüdür inkâr etmez sahiplenir. 

Toprak dişidir, üretkendir tıpkı bir dişinin bedeni gibi. 

Bir dişi doğuştan annedir toprak ana gibi. 

Ruhu bedeni dişi olmanın, üretken olmanın verdiği gururla "ANNE" sıfatını layıkıyla taşımaya hazırdır aslında. 

Daha küçük kız çocuğuyken evcilik oyunlarında anne rolü üstlenerek yavrusunu korur, yemekler yapar, ee diyerek uyutur kollarında minik anne. 

Yolda küçük bir çocuk gördüğünde sanki kendi yetişkinmiş gibi " bak bebek" diye sever sevgi dolu yüreğiyle. 

Onu pışpışlar ağlamasın diye anne edasıyla. 

Ne güzel bir roldür Yaradan'ın ayaklarının altına Cennetini serdiği Annelik.. 

Kutsal, bir o kadar ödüllü. 

Küçükken okulda bir marş gibi annem için öğrendiğim bir şarkı geldi aklıma. 

"Çocuğa bakar anne 

Evine tapar anne 

Gece gündüz çalışır 

Yarını yapar anne. 

Gelin çiçek derelim 

Yollarına serelim 

Sevgi dolu türkülerle annemize verelim. 

O zamanlar bu dizeler ezberden başka bir önem taşımıyordu ta ki anne olana kadar. 

Annem hep derdi" Anne olunca anlarsın beni " sözünü. 

Pek çok anne de söylemiştir eminim kızına bu klişe sözü. 

Ama öyle gerçekliği varmış ki çocuğumu kucağıma aldığım andan itibaren etkisini göstermeye başladı. 

Evet anne olunca anladım annemin benim için geceleri nasıl uykusuz kaldığını, hastalandığımda nasıl da evhamlandığını, koruyup kolladığını gözünden sakındığını, yemeyip yedirip giymeyip giydirdiğini. 

Ah annem ah! Anne oldum bende. 

Anladım seni. 

Daha da anlayacağım galiba.. 

Çünkü annelik büyütene kadar değil ölene kadarmış meğer. 

Kocaman olsan da annenin gözünde hiç büyümemekmiş, hep çocuk kalmakmış. 

Bir kedinin hasta yavrusunu ağzında taşıyarak hastaneye götürme duygusuymuş annelik.. 

(Sosyal medyada bu olayı gördüğümde çok duygulanmıştım.) 

Annesini kaybeden kedi yavrularının bir anne köpek tarafından emzirilmesiymiş annelik.. 

Meğer ne güzel ne kutsal bir rolmüş annelik. 

Hayatımda ki en gerçekçi rol hem de. 

Kapitalizmin 365 gün insanları sömürdüğü dünyada annelik hediyelerle bir güne sığdırılamaz. 

Anne ölene kadar annedir bunun günü mü olurmuş? 

Bir gün mezarı başında toprağını öpmek istemiyorsanız bir değil, her gün kıymetini bilmeliyiz cefakâr annelerimizin. 

Sevgili Anneler, anneler gününüz kutlu olsun diyerek sizleri bir güne hapsetmek istemiyorum. 

Anneler günü adıyla bir günde kıymet bilinmez çünkü sadece anılırsınız. 

Sizler dünyanın kanatsız meleklerisiniz. 

Tüm fedakâr anne ve anne adayları dünyanın tüm güzellikleri sizinle olsun. 

Sizinle olsun ki dünyaya güzel evlatlar yetiştirebilesiniz. 

Hepinize sevgiler ve saygılarımı sunuyorum. 

  Bu yazı 7691 defa okunmuştur.
Yukarı